• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam45
Toplam Ziyaret780886
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkes Halkı Rusya ve Yancılarına Biat Etmeyecektir!
06/08/2017

"Gönüllü köleler, özgür olmak isteyenlerden nefret ederler."

Sevgili okuyucularım,

Ne zaman halkımla ilgili kafamda bazı şüpheler belirmeye başlasa Alman Devrimci Ulrike Meinhoff'un bu sözü beni kendime getirir. 

Asil, kahraman, onurlu olduğu şeklinde kendini avutan bir millete, esir ve köleleştirilmiş bir halk olduğunu hatırlatmak, durum tespiti yapmak, birilerinin sinirlerini ve algılarını rahatsız ediyor. O yüzden yazılarımın seveni olduğu kadar, söveni de çok oluyor. Ama biz sevene de sövene de eyvallah diyoruz. Yeter ki ortaya bir tepki çıksın, yeter ki halkımız gerçekleriyle yüzleşebilsin.

Rusya'nın emperyalist saldırıları sonucu vatanını, özgürlüğünü, dilini, kültürünü, ulusal varlığını ve onurunu kaybetmiş bir halktır Çerkesler. Tam da efendilerinin hoşuna gidecek söylemlerle kendini avutarak yok oluş girdabına doğru hızla sürükleniyorlar. 

"Çerkes'ten hain bölücü çıkmaz"

"Çerkes yediği kabı pislemez"

"Çerkesler bu ülkenin kurucu unsurudur"

… gibi yalanlara inanmak ister gönüllü köleler.

Oysa Türkiye'de yaşayan herkes doksan yıldan beri tarih kitaplarında Çerkes Ethem'in ve Çerkeslerin hain olarak yazıldığını bilir. Ama bu yazılı olanı gören ve değiştirmek için harekete geçenlere karşı tepki gösterirler bu gönüllü köleler. Ya efendileri kızarsa diyerek.

Köleleşmede sınır tanımayan zavallılar, "Çerkes yediği kabı pislemez" diyerek, insanlıktan çıkmayı kabullenirler. Çünkü köleler efendilerine köpek gibi sadık olmak zorundadırlar. 

"Çerkesler bu ülkenin kurucu unsurudur" yalanına sarılanımız da pek çoktur. Madem Çerkesler bu ülkenin kurucu unsurudur, neden 1923 yılının Mayıs ve Haziran ayında Gönen ve Manyas'taki Çerkes köylerinin etrafı Jandarmalar tarafından çevrilerek "24 saat içinde köylerinizi terk edeceksiniz" denilerek sürülmüştü?

Neden Ermeni tehcirinin üzerinden 8 yıl geçmişken aynı zulüm Çerkeslere de reva görülmüştü? 

Neden Osmanlı devleti döneminde kurulmuş olan Çerkes dernekleri ve okulları kapatılıp yöneticileri cezalandırılmıştı?

Madem kurucu unsuruz, neden Çerkesce ve diğer azınlık dillerinin yok edilmesi için devlet üzerimizde her türlü asimilasyoncu baskıyı uyguluyor?

Yine, Çerkeslerin çok kullandıkları ama gereğini yapmadıkları bir sözleri var "Psem yipe nape - Candan önce onur gelir". İnanılmaz derecede güzel bir söz. Ancak Çerkeslerin diaspora tarihlerinde bu sözün gereğine uygun olarak davrandıklarına inanmıyorum. 

Osmanlı sarayının bekçisi,Teşkilat-ı Mahsusa'nın silahşörü, MİT’çi- Polis, Ürdün sarayının muhafızı, Suriye istihbaratının iyi adamları gibi ünvanlarımız var. Başkasının elbisesini giyip, başkası adına işler yapmaya başladığımızda aslan kesiliyoruz. Ama sıra Çerkesler için bir talep dile getirmeye gelince bir tavşan kadar yürekli olamıyoruz. 

Bu mudur candan önce onurun gelmesi? 

Çerkesler onurlu bir halk olarak tarihe geçmek istiyorlarsa esaret ve kölelik zincirlerini kırıp, özgürlük meşalesini yakıp, yola düşmelidirler.

***

Böylesine hırpalanmış, hafıza kaydı silinmiş, kimlik bilinci yitirilmiş bir toplumun kurumları da ancak devlet kontrolünde kurumlar olabilirdi. Devletin müsaade ettiği kadar düşünen ve hareket eden kurumlardı Çerkes kurumları. Bunu methetmek ya da kötülemek anlamında söylemiyorum. Durum tespiti yapıyorum. Hatta devletin gerisinde bile kalan, devletin değiştiğini okuyamayacak kadar eskimişlerdi. 

Eski olmak, tecrübeli olmak, tecrübe biriktirmek, mücadele yöntemleri geliştirebilmiş olmak çok önemli bir şeydir. Ama eskimiş olmak maalesef kötü bir şeydir. 2009 yılında Türkiye Cumhuriyeti AB yolunda reformlar yaparken, etnik topluluklara karşı yeni yaklaşımlar geliştiriyordu. Kurumlarımız devletteki bu değişimi ve süreci okuyamamış, sınıfta kalmışlardır. 

2011 yılında bu sürece müdahil olup Çerkeslerin taleplerini "Görünür kılmak ve dile getirmek" için yola çıkmış olan ÇHİ'ye ve Çerkeslerin taleplerine karşı bir engelleme kampanyası açmış olan eskimiş Kaffed ve şürekası tarihe "Çerkeslerin taleplerine karşı çıkan Çerkes kurumu " olarak geçmiştir.

Daha önce ortaya çıkmış olan farklı görüşleri enterne etme konusunda son derece usta olan Kaffed, çok sert bir kayaya çarpmıştır. Politika bilmezlikleri ve kibirleri maskelerini düşürmüştür. Hiçbir aklı başında Çerkesin, Çerkeslerin taleplerinin dile getirilmesine karşı çıkması mümkün değildir. Ama güçlü bir Çerkes diasporası istemeyen Rusya'nın görüşlerinin seslendirilmesini şiar edinmiş olanlar böyle hataları yapabildiler. Rusya ile hemhal olmuş, Kaffed'i finanse eden son derece dar bir grup bu örgütümüzü manipule etmektedir. Rusya'nın soykırım olmamıştır tezlerini Çerkeslere dayatmaya çalışarak nafile bir çaba içerisine girmektedirler. Oysa gecenin hükmü güneş doğuncaya kadardır. 

Bu süreç, çok şükür ki ortaya çok güçlü bir federasyon, Çerkeslere tarihlerinde ilk defa bir siyasi parti, çok güçlü bir dil derneği  ve tarihi formasyonuna uygun bir kadın örgütlenmesi yaratmıştır. Çerkes-Fed, ÇDP, Çerkad ve Adige dil Derneği ne Rusya'nın, ne Türkiye'nin, ne Amerika'nın manipule edemediği bağımsız Çerkes kurumlarıdır.

Bugün mücadele artık sadece dernek duvarları arasında sürmemektedir. Gök kubbe'nin altında her yerde mücadele devam etmektedir. Özellikle sanal dünya hiçbir duvar, hiçbir ülke tanımamaktadır.

Bu anlamda sanal dünya, kimin daha etkili, kimin daha çok izlenir olduğunun da etkisini vermektedir. Bütün dünyada web sitelerinin izlenme sırasını belirleyen Alexa diye bir ölçme sistemi var. Merak ettiğiniz web sitelerinin izlenme sıralamasını Türkiye ve dünya için buradan görebilirsiniz. Biz de bunu merak ettik ve Çerkes-Fed ile Kaffed'in Alexa'daki izlenme oranlarını sizlerle paylaşıyoruz.

05.08.2017 Alexa Sıralaması                                                    

                                             Türkiye Sıralaması      Dünya Sıralaması

   Çerkes-Fed                         53.257                               1.842.362

   Kaffed                                62.453                               2.119.123

Altmış yıllık geçmişi ve birikimi olduğu söylenen Kaffed, 4 yıl önce kurulmuş olan Çerkes-Fed'den geridedir. Türkiye sıralamasında 10.000 basamak, dünya sıralamasında 300.000 basamak geriden takip etmektedir Kaffed, Çerkes-Fed'i.

Ergen çocuklar gibi "Onlar varsa ekiplerimizi çekeriz", "Kurukafa çocukların psikolojisini bozarmış" gibi çocukluklar yapmak yerine çok çalışın. Biz rekabetin iyi birşey olduğunu biliyoruz. İyi rakip olursanız başımızın üzerinde yeriniz var. Ama bel altı vuruşlar ve karalamalarla bir yere varılacağını sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Çerkes milleti iyiyle kötüyü ayıracak ferasete sahiptir. Bu kafayla giderseniz, bu millet sizi tarihin çöp sepetine gönderecektir. Alexa ölçümleri bunun ipuçlarını veriyor.

Bugün, Çerkes dünyasının merkezi, bağımsız Çerkes siyasetini savunan siyasi oluşumumuz ve bağımsız kültür kurumlarımızdır. Çerkes dünyasının kutup yıldızı ve yol göstericisi siyasi partimiz ÇDP ve kültürel oluşumumuz Çerkes-Fed ve bağlı dernekleridir.

Rusya ve yancılarının, " Çerkes soykırımını kabul etmek ve özür dilemek, soykırım tazminatını ödemek ve topraklarımızı iade etmek" dışında söyleyecekleri hiçbir söz Çerkes halkı tarafından kabul edilmeyecektir. 

Çerkes halkı, Rusya ve yancılarına biat etmeyecek, bağımsızlık meşalesini yakıp yollara düşecektir!



1930 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi