• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam97
Toplam Ziyaret680917
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84756.8750
Euro7.72547.7563
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Seçimlerden Türkiye'ye ve Çerkeslere Kalan…
07/04/2019

31 Mart yerel seçimleri geride kaldı. Ama sayım ve itiraz süreçleri bir haftadır bitirilemiyor. İktidar partisi birinci parti çıkmasına rağmen, çok önemli merkezleri kaybetmeyi içine sindiremeyerek mızıkçılık yapıyor ve bu da seçimin karakolda biteceği endişesini yaratıyor. Ne olacağını hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

AKP'ye nasip olan 17 yıllık iktidar, Türkiye Cumhuriyeti’nde hiç kimseye nasip olmamış bir süredir. Atatürk 15 yıl (1923-1938), İnönü 12 yıl (1938-1950), Menders 10 yıl (1950-1960), 1960'tan 2002'ye kadar Demirel, Ecevit, Özal, Erbakan, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz hiç bir zaman iktidar olamadan hükümet olmuşlardır.
    2002'den bugüne geçen 17 yıllık AKP iktidarı süresince neredeyse Türkiye'nin artı hanesine yazılmış hiç bir şey yok. Tarımın, sanayinin, turizmin, eğitim ve bilimin, en kötüsü de ahlakın ve vicdanın bitirildiği bir dönemi yaşıyoruz. AKP iktidarı döneminde 600 milyar dolarlık borç stoku oluşturulmuş, Türkiye Suriye'den daha sıkışık bir duruma düşürülmüştür.

31 Mart seçimleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en uzun iktidar dönemini yaşayan AKP için sonun başlangıcıdır. Bu iniş ve kaybetme durumunu, iktidar aklının geriye çevirebilmesi artık mümkün görünmemektedir.

Dileğimiz, 31 Mart yerel seçimlerinin Türkiye'de demokrasinin alanının genişlemesine ve çoğulculaşmasına vesile olmasıdır.

***

Öbür taraftan 31 Mart yerel seçimlerine Çerkesler de ÇDP'nin bağımsız adayı Doğan Duman'la bir kenarından dahil oldular. Şimdi bu deneyimi doğru biçimde analiz etmek durumundayız.

Öncelikle ÇDP ve Doğan Duman'ı bu asil duruşundan dolayı kutluyor ve gönüllerimizin başkanı ilan ediyoruz.

Siyasi mücadelemizi bundan sonra da yüksek bir moralle hayatın tüm alanlarında sürdürmek ve Çerkes kimlik bilincini halkımızın beynine ve yüreğine nakşetmek zorunda olduğumuz gerçeğinde değişen bir şey yok.
***

Sevgili Okuyucularım,

"Siyaset, fikirlerinize ve örgütlü yapınıza toplumda bir alan açma mücadelesidir."

Sizin yeni dahil olduğunuz o alan, daha önceden başkaları tarafından tutulmuştur. O pazarda yeni düşüncelere, yeni kimselere, yeni yapılara yer yoktur. O alana yeni girenler, daha önceleri o alandan beslenmiş ve semirmiş yapılarca kolayca enterne edilirler.
***

Kültürel örgütlenme esası üzerinden yapılanmış olan Çerkes Diasporası, en baştan itibaren siyasete uzak durarak, hızla yok oluş girdabına doğru giderken Türkiye'de Demokratik açılım süreci başladı. Bu dönemde ortaya çıkan ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi), Ankara’dan görünür hale getirmeye çalıştığı halkımızla birlikte meydanlara çıkarak, Çerkeslerin siyasi taleplerini seslendirmeye başladı ve bağımsız Çerkes siyasetinin oluşması için bir alan açtı.

Ancak bu süreç, daha önce alanı tutmuş olan, Türkiye ve Rusya tarafından maniple edilen yapılar tarafından kabullenilmedi.

ÇHİ kurucuları Çerkes kurumlarını tek tek ziyaret ederek onlara Çerkes meselesinin siyasallaştırılması mücadelesini hep birlikte yürütme önerisi götürdü. Ancak kurumlarımız bu sürece dahil olmak istemediler. (O günler için yazılıp söylenecek çok şey var ancak bunları daha rahat konuşulabileceği günlere tehir ederek bugün sükûtla geçiyoruz.)

Ama ÇHİ hareketini başlatanlar bu olumsuz tavra aldırmayarak seçtikleri yolda devam ettiler. Bunu, bugün bir bağımsız Çerkes siyaseti, ÇDP ve Doğan Duman ortaya çıkabilmişse, o günkü kararlılık sayesinde olduğunu hatırlatmak için yazıyorum.

Bugün Çerkes siyasallaşması ÇDP üzerinden hızla hacim kazanırken; bu işe samimiyetle gönül ve destek verenlerin arttığını görmekten mutluluk duyuyoruz ancak “miş gibi” yapanları ve  takoz koyanları da gözden kaçırmadığımızı belirtmeliyiz. Yani, Çerkes halkının siyasallaşması mücadelesinde önemli bir basamak teşkil eden 31 Mart yerel seçimlerinde iftihar listesine geçenler de, sınıfta kalanlar da var. Hepsi artık tarihin hafızasına emanet ve günü gelince tarih elbette hepsi hakkında en adil hükmünü verecektir.

Bu sürecin en değerli insanları, gittikleri  sandıkta  2005 oyu Duman'a vermiş olan samimi isimsiz şahsiyetlerdir. İşte onlar iftihar listesine geçtiler. Çerkes halkı kendilerine müteşekkirdir.
***

Çerkes siyasallaşmasında çok önemli bir tecrübeyi daha geride bırakmış bulunuyoruz. Kendi adıma bize bu tecrübeyi kazandıran ÇDP ve Doğan Duman'a sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Elbette ki hız kesmeyecek, yüksek bir moralle mücadelemize devam edeceğiz!

 Yaşasın Çerkes kalma mücadelemiz!



604 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi