• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam97
Toplam Ziyaret615429
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Barışa Kıydılar
11/10/2015

1984 yılında hapse girdiğimde, hayli gecikmiş bir siyasi mahkumdum. 12 Eylül askeri darbesi sol, demokrat sosyalist ve devrimci kesimler üzerinden bir buldozer gibi geçmişti.

1979 yılında yayınladığımız küçük bir kitap için açılan dava dört yıl sürmüş ve mahkumiyetle sonuçlanmıştı.

Bir “Çerkes Bölücüsü” olarak yakalandım ve hapse girdim. Tabii o dönemde dışarıda olmak da, içeride olmak kadar zordu. Dışarıdaki baskılar ve her an yakalanma korkusu insanı boğuyordu. Sağmalcılar sivil cezaevinden içeri girdiğimde, kendimi tüy gibi ferahlamış ve huzurlu hissetmiştim. Sağmalcılar sivil cezaevinin siyasi koğuşuna girdiğimde, karşılaştığım dost yüzlerden biri de, üniversiteden çok sevdiğimiz
değerli demokrat hocamız İşletme Fakültesi dekanı Prof. Melih Tümer'di. 12 Eylül askeri rejiminin açtığı en önemli davalardan biri de "Barış Davas" idi. Hocamız Melih Tümer de bu davanın sanıklarındandı. O dönemde Türkiye Barış Derneği Nobel Barış ödülüne aday gösterilmiş ve koğuşumuzda çok büyük bir heyecan yaşamıştık. Ancak o yılki Nobel Barış Ödülü, Güney Afrikalı Rahip Desmond Tutu'ya verilmişti. Desmond Tutu'ya çok sinirlendiğimizi anımsıyorum şimdi.

Rahmetli Melih Tümer Hocamla birlikte sık sık attığımız voltalardan birinde, "Muratcığım benim eşim Fransız, kızım da şu anda Brüksel'de NATO'da görevli. Ben onlara bir insanın sadece barışı savunduğu için, hapiste olabileceğini izah edemiyorum. Yoksa senin başka suçlarında mı var diye şüpheleniyorlar" demişti.

Ah sevgili hocam, aradan tam otuz yıl geçti.

12 Eylül askeri rejiminde, barış isteyenleri hapsediyorlardı. Ama şimdi yüzlercesini birden öldürüyorlar.

Geldiğimiz nokta ne kadar acı değil mi hocam?

***

10 Ekim 2015 insanlık tarihine, barışa kıyılan kara ve kanlı bir gün olarak geçti.

Devlet Demokratik Haklarını kullanan insanları korumakla görevlidir. Bu görevi yerine getirmeyen ve yurttaşlarını korumayan devlet bu olayın sorumlusudur. Her şeyi bilen, her olaya müdahil olan devletin istihbarat örgütünün bilgisi dışında Ankara’nın göbeğinde böyle bir katliamı gerçekleştirmek mümkün müdür?

1 Mayıs 1977 katliamından bu yana, binlerce faili meçhulü bulmayan devletin bu katliamı da aydınlatacağına inanmıyoruz.

12 Eylül 1980 öncesinde olduğu gibi, ülkede terör yoluyla darbe ortamını hazırlamış olanların yaptığını tekrarlamak isteyen, iktidar sahiplerine "zulm ile abad olanın sonu berbad olur" atasözünü hatırlatmak isteriz.

Tüm Türkiye Halkları'nın başı sağ olsun.

Barışa kıyanlar değil, barışı savunanlar kazanacak!



1171 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
ADĞE-ABAZA AYRILIĞINI KÖRÜKLEYENLER RUSYA’NIN HİZMETKÂRIDIR! - 01/08/2019
Her halkın diline ve kültürüne en büyük saygıyı duyarak, bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya karşı birlikte mücadeleyi savunacağız.
ANADİLİNDE DUA ETMEK - 12/07/2019
Eğer şehirde Çerkes kalmayı başaracaksak, acı günlerimizde kendi dilimizde Allah'a yalvarmaktan (birileri ne der, demeden) çekinmeyeceğiz. 21 Mayıslarda okutulan duaları atalarımızın bildiği dil olan Çerkesçe ile yapacağız.
MARTİN KOÇESOKO ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 01/07/2019
Kısacası şerden hayır çıkmıştır. Yerel bir aktivistten, uluslararası tanınırlığı olan bir kahraman yaratmıştır Rusya yönetimi.
“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK? - 03/06/2019
Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi