• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret628155
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Elli Yılda Gelinen Yer: ‘Tavukları Pişirmişem…’
10/03/2018
1975 yılı, benim İstanbul’a geldiğim ve en fazla sefalet çektiğim yıldır. Üniversitenin akşam bölümüne yazılmıştım. Gündüzleri iş arıyor ama bulamıyordum. Yüksek öğrenim kredi yurtlar müdürlüğüne yaptığım kredi müracatına da cevap gelmemişti. Okulumuz akşam olduğu için, zaman bolluğundan ve para yokluğundan genellikle mesafeleri yürüyerek kat ediyordum. Kocamustafapaşa'da kiraladığımız evden yürüyerek önce Aksaray'a sonra Beyazıt'ı geçerek Sultanahmet'e ulaşıyordum. Çünkü orada o zamanlar Sultanahmet Kafkasyalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği vardı. Orada Musa Ramazan, Halit Tultay, Tarık Cemal Kutlu, Rasih Savaş gibi Kafkasya davasının önemli büyükleri ile tanıştım.
Sultanahmet Derneği’nde biraz sohbet edip oyalandıktan sonra,oradan Eminönüne iniyor, Galata Köprüsünü geçip, Karaköyden Lüleci Hendek Caddesini tırmanarak Tünele ,oradan da Galatasaraydaki Mısır apartmanında bulunan okulumuza ulaşıyordum. İşte bu güzergahı takip ederek okuluma giderken ilk defa rastladım ona, Lüleci Hendek Caddesini çıkarken sağ tarafta, bir apartmanın girişinde "Kafkas Abhazya Kültür Derneği " yazıyordu. Hemen koşup kapısını çaldım, ama açan olmadı. Her geçişimde kapısını çalmama rağmen kimseye rastlamak nasip olmamıştı. Bir müddet sonra ben de kapısını çalmaktan vazgeçmiştim.
İsatanbul Kafkas Derneği Başkanı olan Yaşar Bir'in, Taksim Park Otel'de yapılan folklor ekibi çalışması esnasında Suriyeli bir Çerkes gencini tokatlaması ile başlayan tartışma ayrı bir dernek kurulması ile sonuçlanmıştı. Uzun süre haksızlığa uğradığını iddia eden Suriyeli genç, kendisini tokatlayan başkanın Çerkes usulüne göre yargılanmasını istiyordu. Yargılanmayı kabul etmeyen Yaşar Bir ve İstanbul Kafkas Derneği yönetiminde bulunan Abazaların istifa etmesiyle, 1968 yılında ilk ayrı Abaza örgütlenmesi olan "Kafkas Abhazya Kültür Derneği" kuruluyordu.
Abhaz Derneğinin Lüleci Hendek Caddesinden Selimiye'ye taşınmasının hikayesini bilmiyorum. Bilen birileri onun hikayesini yazarsa çok sevinirim. Abhaz Derneği Selimiye'ye taşındıktan sonra orayı da kendi derneğim olarak gördüm. Bütün etkinliklerine katılmaya çalıştım. Zaten o dönemde dernek sayısı üçü geçmiyordu. Abazaların derneklerine olan ilgisizliklerini kapatmak için, çok sevdiğim Abazaların arasında olamaya çalışıyordum. Abazaların gözü karalıkları da, kabadayı geçinmeleri de hoşuma giderdi. Apsuva Koşara ile L'eperüşün aynı oyun gibi olması hep ilgimi çeker.
Abazalar, Selimiye'deki binayı bazı fedakar ve gayretli kişilerin çabaları ile satın aldılar. Yapılan kampanyaya bağış yapmış biri olarak, derneğin duvarlarındaki taşlardan birinde benim de hakkım olduğunu düşünerek bu yazıyı yazıyorum.
***
Abhazlar bir büyük bilge ve yürekli bir devlet adamı yetiştirdiler: Vladislav Ardzınba. Bu bilge adam, Gürcistan'ın Rusya’dan ayrıldıktan sonra Abhazya'nın özerklik statüsünü kaldırması üzerine, 23 Temmuz 1992 tarihinde Abhazya'nın bağımsızlığını ilan etti. Bağımsızlığın hemen ardından, Cumhurbaşkanı sıfatı ile Türkiye'ye gelen Ardzınba'nın Türkiye Devlet yetkilileri ile görüşme çabaları malesef sonuçsuz kaldı. Cumhurbaşkanı Ardzınba Turistik bir gezi yapmış olarak Türkiye'den ayrıldı. O zaman STK'ların baskı grubu oluşturmalarının ne demek olduğunu ilk defa anladık. 14 Ağustos 1992 tarihinde, faşist Gürcistan yönetiminin Abhazya'ya saldırarak katliama başlaması, ilk defa tüm Kuzey Kafkasya Halklarının kimlik bilincinin oluşmasına ve birlikte mücadele etmenin gereğini zorunluluk olarak dayatıyordu. 1992 yılında Adapazarı mitinginde hep birlikte bağırırken, diaspora olarak cumhuriyet tarihinde ilk defa kendimiz için bir şey istiyorduk.
Hep biraz tenha, biraz işlevsiz gibi duran, Selimiye Abhaz Derneği tarihsel bir misyon üstlendi. Adeta bir savaş yönetim karargahı gibi çalıştı. Atay Ceyişakar, İrfan Argun, Cemalettin Ümit, Mümtaz Demiröz, Sezai Babakuş gibi insanların çabaları ve bağımsızlık uğrunda şehit olan evlatlarımız unutulamaz. Fatih Atan'ında profesyonel olarak dayanışma komitesinin emrinde çalışması mücadeleye çok şey katmıştır. Abhazya savaşının kazanılması ve bağımsızlığın korunması, hem diasporada hem de anavatandaki tüm kuzey Kafkasyalıların ortak başarısıdır.
Bağımsız bir devletlerinin ortaya çıkması, Abazaları daha disiplinli, daha kimlik bilincine sahip bir toplum haline getirmiştir. Ayrı Abhaz dernekleri ve ayrı bir Abhaz federasyonu kurulmuştur. Bu örgütlenme son derece gerekli ve desteklenmesi gereken bir durumdur. Tabii bütün kurumlarımız gibi, Abhaz-Fed'in de kendini Rusya'nın manüplasyonlarından kurtarması gerektiğine inananlardanım.
 
Abhazya'nın bağımsızlık savaşının en önemli karargahlarından biri olan Selimiye Abhaz Derneği, yarım asrı geride bırakırken, bu yaşın getirdiği olgunluğa ve bilince sahip midir, değil midir. Bunu tartışmak istiyorum.
***
3 Mart 2018 tarihinde 50 yaşını geride bırakan, Selimiye Abhaz Derneği'nin, Fenerbahçe Dalyan Tesislerinde kutlaması yapıldı. Bir kurumumuzun 50. yılını geride bırakması ve bunun kutlamasının yapılmasının gurur verici bir şey olması gerektiğini düşünüyorsunuz. Ama ben o gecedeki görüntüleri izleyince, toplumumuzun bilinç düzeyi adına utanç duyduğumu belirtmek isterim.
Yönetim, size Fenerbahçe Dalyan Kulübünü ayarladım, Aziz Yıldırım abimi de tanırım, daha ne istiyorsunuz modundaydı. Dolayısıyla öyle bir tesisi ayarlamış olmak yeterliydi ve başka bir şey düşünmeye ve yapmaya da gerek yoktu. Davetliler de herhangi bir davete gider gibi gelmişlerdi. Herkes kravatlı ve papyonlu, hanımlar gayet şıktı ama görünen o ki bazıları için Abazalık ve Kafkaslılık adına bir şey düşünülmesi ve yapılması gerekmiyordu.
Selimiye Abhaz Derneği Yönetimi, biz burada kendi progğramımızı yapacağız, yemek dışındaki müzik ve ses tesisatını bize teslim edin deselerdi, ben bu yazıyı yazmak zorunda kalmayacaktım. Tülin Sarıbay'ın Abazaca şarkıları, anavatandan davet edilecek sanatçıların şarkıları ve Apsuva koşara ile yerin göğün inletildiği bir kutlama yakışırdı Selimiye Abhaz Derneği'nin ellinci yıl kutlamasına.
Böylesi özel bir gecede, tesisin programına ve müziğine kendinizi teslim ederseniz, ortaya bu nahoş görüntülerin çıkmasına neden olursunuz. Benim izlediğim görüntülerde "Tavukları pişirmişem, hacıyı da çarşıya göndermişem" müziği eşliğinde, erkek görünümlü birileri sahnede gerdan kırıyordu.
Orada bulunup da, bu duruma tepki göstermeyenlerin rahmetli Vladislav Ardzınba'ya layık olduklarını düşünmüyorum.
Bu yazıyı da, hiç kimseye hakaret etmek veya küçük düşürmek için yazmadım. Aynı hatayı hiç bir kurumumuzun tekrar yapmaması dileğiyle kaleme aldım.
Maalesef 50 yıllık kurumumuzun, kültürel ve siyasi anlamda gelebildiği yer "Tavukları pişirmişem, hacıyı da çarşıya göndermişem" olmuş.
Vah ki, ne vah.


2221 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KAFFED, ESKİ HAMAM, ESKİ TAS… - 25/11/2019
Türkiye'de faaliyet gösteren Çerkeslere ve Kuzey Kafkasyalılara ait 170 civarında kurum var. 53 derneği ile Kaffed bunun % 30'unu temsil ediyor.
ÇERKES DAVASI, RUSYA ve RUSYA VESAYETİ ALTINA GİRENLERİN AYAK OYUNLARINA FEDA EDİLEMEZ! - 13/11/2019
Abhazya'nın ve Abhazya adına konuşanların Rusya'nın vesayeti altında olduklarını düşünemeyenlerle bizim de yürüyecek yolumuz olamaz zaten.
"KAFFED DEĞİŞİM HAREKETİ" ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 04/11/2019
Kaffed bunun gibi onlarca Çerkeslerin aşağılandığı ve hak ihlaline uğradığı bir çok olayda ses çıkarmamış ve meseleleri ört bas etmeyi tercih etmiştir .
YANLIŞ TEŞHİSLE, DOĞRU TEDAVİ YAPILAMAZ - 28/10/2019
Yüz yıldan bu yana ortaya koyulan tekçi politikalarla toplum hasta edildi. Doğru olan, çoğulcu politikalarla toplumu barışa ve refaha kavuşturup tedavi etmektir.
SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi