• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam90
Toplam Ziyaret560000
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
…Ve Dünya Dönmeye Devam Ediyor
13/10/2017

Toplumların, ulusların, ülkelerin yaşam serüvenlerinde aşılması gereken eşikler vardır. Bu eşikler aşıldıktan sonra, artık o halklar için geriye dönüşü olmayan yeni yollar açılır. Bu yolun adına bağımsızlık diyorlar.

Hakim uluslarda adeta ateşin üstüne benzin döker gibi, yalanlarını örtmek için hoyratça bazı eylemler yaparlar. Rusya’nın 2014 yılında, üstelik Çerkes soykırımının 150. yılında  Soçi'de yaptığı Kış Olimpiyatları  tam da böyle bir şeydi. Çerkesler olimpiyat meşalesini, bir isyan ve özgürlük ateşine çevirebilirlerdi. Bu sağlanmamakla birlikte, yine de Soçi'nin Çerkeslerin anavatanı olduğu, burada bir soykırım yaşandığı ve bu topraklarda olimpiyat yapılamayacağını bir nebze olsa da anlatılmış ve Çerkes bilinçlenmesi bir ivme kazanmıştır.

Soçi Olimpiyatları’ndan sonra, Çerkes dünyası bir rehavete kapılmış, soykırımcı Rusya ve yandaşları soykırımın inkarı için yeni yalan yöntemleri ve baskılar geliştirmişlerdir. Anavatanımızda Çerkes Soykırımının telaffuz edilmesi tamamen yasaklanırken, bu tüm Çerkes diasporalarındaki bazı Çerkes kurumlarınca da benimsenmiştir. Diaspora ve anavatandaki Çerkesler arasındaki çekişmeler tamamen siyasi ve ideolojiktir. Bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya biat mı edeceğiz, yoksa özgürlük meşalesini yakıp baş mı kaldıracağız?

Meselenin özeti bundan ibarettir.

Biz biliyoruz ki, tarih boyunca hep direnenler ve mücadele edenler hep kazanmıştır!

Çerkes davasının direnişçileri ve mücadele edenleri kazanacak, Rusya ve işbirlikçileri haklı davamız karşısında kaybedecektir!

Bu yıl, 21 Mayıs anması yapan Şapsığya Çerkeslerinin önderi Ruslan Gvaşe'nin başlattığı açlık grevi, Çerkes dünyasının önünde yepyeni ufuklar açmıştır. Ruslan Gvaşe'nin açtığı direniş yolu, anavatanda ve Çerkes diasporalarında müthiş bir heyecan ve bilinçlenme yaratmıştır.

Bu uyanış ve özgürlük ateşini canlı tutmalı ve 16 Ekim’deki Ruslan Gvaşe'nin mahkemesine kadar duyarlılığı yükselmeliyiz.

***

Sevgili Okuyucularım,

Dünya sadece Çerkeslerden ibaret değil ve her gün dönmeye devam ediyor. Savaşlar, kuraklık, açlık, iklim değişikliği, özgürlük mücadeleleri her şey ama her şey bizleri de ilgilendiriyor. Ve ilgilendirmek zorundadır.

Örneğin, iklim değişikliği… Bütün insanlığı ilgilendirdiği gibi Çerkesleri özel olarak ilgilendirmektedir. İklim değişikliği, atmosfere salınan karbon gazları nedeniyle dünyanın ısınmasıdır. Karbon gazı salınımı böyle devam ederse, dünyanın ısısının yüzyıl içerisinde altı derece artması mümkün olacaktır. Bu durumun gerçekleşmesi, kutuplardaki buzulların eriyerek, dünyanın alçak kesimlerini 8 metre yüksekliğinde bir su tabakası kaplaması sonucunu doğuracaktır. Bu su tabakasının çıkardığı buhardan dolayı insanlar nefes alamayacak ve öleceklerdir. Dünyayı bekleyen bu felakete karşı, iklim zirveleri yapılmakta ve önlemler alınmaktadır. Bu önlemlerin en önemlisi karbon gazı salınımını minimuma indirmek ve yasaklamaktır. En fazla karbon gazı salınımı veren fosil yakıtlar kömür ve petrol türevleri (Benzin,mazot, LPG) gelecekte yasaklanacaktır. Bu anlamda çok önemli tedbirler devreye girmektedir. Dünyanın en büyük otomotiv üreticilerinden biri olan Almanya, 2030 yılında (yani on üç yıl sonra) Almanya’da karbon gazı üreten fosil yakıtlı araçların kullanımını yasaklama kararı almıştır. Yaklaşık 25 yıl sonra bugün kullanmakta olduğumuz arabaların tamamı çöp olacaktır. Yerini elektrikle ve güneş enerjisi ile çalışan arabalar alacaktır.

O zaman petrol ve doğalgaz bir ekonomik değer olmaktan çıkacaktır. Bugün petrolü ve doğalgazı olduğu için, bir güç olan Ortadoğu ülkeleri ve Rusya gücünü yitirecektir. Bugün petrol sayesinde bir güç olan Rusya, petrolün önemsizleşmesiyle, yeniden bir dağılma sürecine girecektir. O zaman Çerkeslerin özgürlüğü için yeni bir fırsat doğacaktır.

Onun için, Çerkesler hem insanlık için, hem de kendileri için çevreci olmak zorundadırlar.

Yine dünyada verilmekte olan özgürlük ve bağımsızlık mücadeleleri bizi de yakından ilgilendirmektedir. Şu anda dünyada iki yüz civarında olan bağımsız devlet sayısının, yakın zamanda altıyüz-yediyüz civarında olacağı öngörülmektedir. Hatta bu sayıyı iki bine çıkaran görüşler de mevcuttur. Dolayısıyla bize Türkiye'nin öğrettiği ezberlere göre düşünemeyiz. Bu gelecek projeksiyonu ışığında Irak Kürdistanı ve Katalanya’da yapılan iki bağımsızlık referandumuna kısaca değinelim.

Halkların kendilerine güveni tam olduğu zaman ve şartlar olgunlaşınca, bağımsızlık talebinin karşısında hiçbir güç duramaz. Nitekim Katalan referandumunu ne İspanya'nın, ne de Avrupa Birliği'nin  tehditleri önleyememiştir.

Dünyada hiç bir devletin bu referandumları tanımamış olması, bu referandumların saygınlığına gölge düşüremez. Katalanların ve Kürtlerin bağımsızlık yolu açılmıştır. Yüksek perdeden tehditler, artık boş bir teneke gürültüsünden ibarettir.

Bir gün Çerkeslerin de aynı seviyeye gelebilmesi dileğiyle, Kürt ve Katalan Halklarını kutluyorum.



Paylaş | | Yorum Yaz
998 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi