• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret780738
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.72949.7684
Euro11.320411.3657
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
…Ve Dünya Dönmeye Devam Ediyor
13/10/2017

Toplumların, ulusların, ülkelerin yaşam serüvenlerinde aşılması gereken eşikler vardır. Bu eşikler aşıldıktan sonra, artık o halklar için geriye dönüşü olmayan yeni yollar açılır. Bu yolun adına bağımsızlık diyorlar.

Hakim uluslarda adeta ateşin üstüne benzin döker gibi, yalanlarını örtmek için hoyratça bazı eylemler yaparlar. Rusya’nın 2014 yılında, üstelik Çerkes soykırımının 150. yılında  Soçi'de yaptığı Kış Olimpiyatları  tam da böyle bir şeydi. Çerkesler olimpiyat meşalesini, bir isyan ve özgürlük ateşine çevirebilirlerdi. Bu sağlanmamakla birlikte, yine de Soçi'nin Çerkeslerin anavatanı olduğu, burada bir soykırım yaşandığı ve bu topraklarda olimpiyat yapılamayacağını bir nebze olsa da anlatılmış ve Çerkes bilinçlenmesi bir ivme kazanmıştır.

Soçi Olimpiyatları’ndan sonra, Çerkes dünyası bir rehavete kapılmış, soykırımcı Rusya ve yandaşları soykırımın inkarı için yeni yalan yöntemleri ve baskılar geliştirmişlerdir. Anavatanımızda Çerkes Soykırımının telaffuz edilmesi tamamen yasaklanırken, bu tüm Çerkes diasporalarındaki bazı Çerkes kurumlarınca da benimsenmiştir. Diaspora ve anavatandaki Çerkesler arasındaki çekişmeler tamamen siyasi ve ideolojiktir. Bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya biat mı edeceğiz, yoksa özgürlük meşalesini yakıp baş mı kaldıracağız?

Meselenin özeti bundan ibarettir.

Biz biliyoruz ki, tarih boyunca hep direnenler ve mücadele edenler hep kazanmıştır!

Çerkes davasının direnişçileri ve mücadele edenleri kazanacak, Rusya ve işbirlikçileri haklı davamız karşısında kaybedecektir!

Bu yıl, 21 Mayıs anması yapan Şapsığya Çerkeslerinin önderi Ruslan Gvaşe'nin başlattığı açlık grevi, Çerkes dünyasının önünde yepyeni ufuklar açmıştır. Ruslan Gvaşe'nin açtığı direniş yolu, anavatanda ve Çerkes diasporalarında müthiş bir heyecan ve bilinçlenme yaratmıştır.

Bu uyanış ve özgürlük ateşini canlı tutmalı ve 16 Ekim’deki Ruslan Gvaşe'nin mahkemesine kadar duyarlılığı yükselmeliyiz.

***

Sevgili Okuyucularım,

Dünya sadece Çerkeslerden ibaret değil ve her gün dönmeye devam ediyor. Savaşlar, kuraklık, açlık, iklim değişikliği, özgürlük mücadeleleri her şey ama her şey bizleri de ilgilendiriyor. Ve ilgilendirmek zorundadır.

Örneğin, iklim değişikliği… Bütün insanlığı ilgilendirdiği gibi Çerkesleri özel olarak ilgilendirmektedir. İklim değişikliği, atmosfere salınan karbon gazları nedeniyle dünyanın ısınmasıdır. Karbon gazı salınımı böyle devam ederse, dünyanın ısısının yüzyıl içerisinde altı derece artması mümkün olacaktır. Bu durumun gerçekleşmesi, kutuplardaki buzulların eriyerek, dünyanın alçak kesimlerini 8 metre yüksekliğinde bir su tabakası kaplaması sonucunu doğuracaktır. Bu su tabakasının çıkardığı buhardan dolayı insanlar nefes alamayacak ve öleceklerdir. Dünyayı bekleyen bu felakete karşı, iklim zirveleri yapılmakta ve önlemler alınmaktadır. Bu önlemlerin en önemlisi karbon gazı salınımını minimuma indirmek ve yasaklamaktır. En fazla karbon gazı salınımı veren fosil yakıtlar kömür ve petrol türevleri (Benzin,mazot, LPG) gelecekte yasaklanacaktır. Bu anlamda çok önemli tedbirler devreye girmektedir. Dünyanın en büyük otomotiv üreticilerinden biri olan Almanya, 2030 yılında (yani on üç yıl sonra) Almanya’da karbon gazı üreten fosil yakıtlı araçların kullanımını yasaklama kararı almıştır. Yaklaşık 25 yıl sonra bugün kullanmakta olduğumuz arabaların tamamı çöp olacaktır. Yerini elektrikle ve güneş enerjisi ile çalışan arabalar alacaktır.

O zaman petrol ve doğalgaz bir ekonomik değer olmaktan çıkacaktır. Bugün petrolü ve doğalgazı olduğu için, bir güç olan Ortadoğu ülkeleri ve Rusya gücünü yitirecektir. Bugün petrol sayesinde bir güç olan Rusya, petrolün önemsizleşmesiyle, yeniden bir dağılma sürecine girecektir. O zaman Çerkeslerin özgürlüğü için yeni bir fırsat doğacaktır.

Onun için, Çerkesler hem insanlık için, hem de kendileri için çevreci olmak zorundadırlar.

Yine dünyada verilmekte olan özgürlük ve bağımsızlık mücadeleleri bizi de yakından ilgilendirmektedir. Şu anda dünyada iki yüz civarında olan bağımsız devlet sayısının, yakın zamanda altıyüz-yediyüz civarında olacağı öngörülmektedir. Hatta bu sayıyı iki bine çıkaran görüşler de mevcuttur. Dolayısıyla bize Türkiye'nin öğrettiği ezberlere göre düşünemeyiz. Bu gelecek projeksiyonu ışığında Irak Kürdistanı ve Katalanya’da yapılan iki bağımsızlık referandumuna kısaca değinelim.

Halkların kendilerine güveni tam olduğu zaman ve şartlar olgunlaşınca, bağımsızlık talebinin karşısında hiçbir güç duramaz. Nitekim Katalan referandumunu ne İspanya'nın, ne de Avrupa Birliği'nin  tehditleri önleyememiştir.

Dünyada hiç bir devletin bu referandumları tanımamış olması, bu referandumların saygınlığına gölge düşüremez. Katalanların ve Kürtlerin bağımsızlık yolu açılmıştır. Yüksek perdeden tehditler, artık boş bir teneke gürültüsünden ibarettir.

Bir gün Çerkeslerin de aynı seviyeye gelebilmesi dileğiyle, Kürt ve Katalan Halklarını kutluyorum.



1385 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi