• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam131
Toplam Ziyaret679973
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.83746.8648
Euro7.68057.7113
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE
20/06/2020

1970 yılında Rahmetli İzzet Aydemir’in “Kafkasya Kültürel Dergi”siyle tanışmamla Çerkes kimliğimin oluşmaya başlamasının üzerinden 50 yıl geçti.15 yaşımda edindiğim bu bilinç liseyi bitirip İstanbul’a gelmemle birlikte ister istemez beni “Halklara Özgürlük “ sloganını duvarlara yazan ve  bu sloganı içtenlikle mitinglerde atan Devrimcilerin yanına götürdü. “Halklara Özgürlük” sloganı yanında “Yaşasın Halkların Kardeşliği” sloganını da gırtlaklarımız yırtılırcasına içtenlikle atardık.

Böyle bir siyasi geleneğin içerisine Çerkes Kimliği ile girip,Çerkes Kimliği ile saygı gören biri olarak,bir çiçek bahçesi gibi renkli olan ülkemizin etnik kimliklerine saygı ve merakla yaklaşmamı beraberinde getirdi. Bu saygı,sevgi ve merak benim Türkiye’de yaşayan tüm halklardan dostlarımın olmasını sağladı. Türk dostlarımın yanında Kürt, Laz, Gürcü, Pomak, Arnavut, Ermeni, Süryani, Rum, Roman vd.gibi birçok halkın kültür ve kanaat önderleri dostlarım. Her tanıdığım kültür ve kimlik beni daha zenginleştirdi. Farklı halkların mücadele ve kendilerini koruma yöntemleri bana çok şey öğretti.

İşte bu değerli dostlarımdan biri de “Pomak Dernekleri Federasyonu” Başkanı Değerli Dostum Bayram Erat’tır.

Bayram Erat meslekdaşımdır. Mali Müşavirdir. Ayrıca aynı okul mezunuyuz. Marmara Üniversitesi Mezunları Cemiyeti yönetiminde aktif olarak görev almaktadır. Türkiye Pomaklarının Kültür ve kimlik mücadelesinin yılmaz ve yorulmaz savaşçısıdır.

Bayram Erat’la bir çok kültürel etkinlikte birlikte olduk. İlk defa “Timraş Pomak Devleti”nin adını Bayram Erat’tan duydum. 3 Mart 1878’de tarihinde 93 Harbinden sonra imzalanan Ayestefenos Anlaşması’nın bir gün sonrasını 4 Mart 1878 tarihini esas alarak her yıl mart ayının ilk pazar gününde İzmir’de bir araya gelen Türkiye Pomakları “Timraş Pomak Devleti”nin kuruluş yıldönümünü kutluyorlar. Pomak Ulusal uyanışında Pomaklar “Timraş Pomak Devleti”ne tutunarak yol alıyorlar.

Timraş Pomak Devleti,93 Harbi’nde Rusların Müslümanlara karşı korkunç bir etnik temizlik yürüttükleri bir dönemde Rodop Dağlarına çekilen Pomakların Sekiz yıl kendi kendilerini yönettikleri ve kimseye vergi vermedikleri bir dönemi anlatıyor. Timraş Pomak Devletini Timriski Ahmet Ağa, Abdullah Ağa, Kara Yusuf Çavuş ve Hidayet Paşa (Bu şahsın İngiliz asıllı olduğunu Bayram Erat söyledi)’dan oluşan dört kişilik bir hükümet yönetiyordu. Rodop Dağlarına çekilen Pomaklar 1200 aileden oluşuyordu ve toplam nüfusları 7320 kişiydi. Timraş Pomak Devleti Osmanlı Devleti tarafından yıkıldı.

Pomak Kardeşlerimin yaşanmış bir başarıya tutunmalarını çok değerli buluyorum. Halklar sadece acılara değil umutlara tutunarak ve umutlar yaratarak varlıklarını sürdürürler.

***

Mayıs ayı Çerkesler için bir acılar denizi gibidir. 2 Mayıs Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü, 21 Mayıs Büyük Çerkes Sürgünü ve Soykırımı, 28 Mayıs Drau Faciası gibi üst üste gelen acılar üzerinden tarih bilincimizi inşa etmeye çalışıyoruz. Korona günleri yaşamamıza rağmen tüm kurumlarımız gerek sosyal medya üzerinden, gerekse yapılan canlı yayınlarda “biz ölmedik, dim dik ayaktayız” mesajını verdiler. Ülke genelinde siyasi parti başkanları, Cumhurbaşkanı, Belediye Başkanları, Sivil Toplum Kuruluşlarının verdikleri mesajların, Çerkeslerin de meseleleri ile ilgili bir duyarlılık yarattıklarını göstermektedir.

Mayıs ayı Çerkeslerle  birlikte tüm Kuzey Kafkasya Halklarının gurur duyması gereken bir günü de içinde barındırıyor. Bu da birçoğunuzun bildiği gibi 11 Mayıs 1918 günüdür. Çerkes-Fed tarafından Ulusal Bağımsızlık Bayramımız olarak ilan edilmiştir.

Fakat tarih hafızamızı da silmek isteyen Rusya’nın manüplasyonı sonucu aşağılanarak unutturulmak istenmektedir. Solcular tarafından karşı devrimci olarak yaftalanmış Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin öyle olmadığını artık bütün solcular anladı. Çünkü Rusya Federasyon’u her döneminde emperyalist bir ülkeydi. Rusya’ya karşı olmanın Sosyalizme karşı olmayla bir ilgisi olmadığını anlayacak kadar bir olgunluğa erişti solcular da..

Bu anlamda bu yıl Kaffed’in de 11 Mayıs’la ilgili mesaj yayınlamasını çok değerli ve anlamlı bulduğumu belirtmek isterim.

Ancak Rusya’nın her dediğini doğru kabul eden bazı dönüşçüler ve neo-dönüşçüler (onlar kendilerine Çerkesya Yurtseveri diyor) nedendir bilinmez Yedi Yıldızlı Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Bayrağına saldırmaya utanmadılar.

Yedi Yıldız Adığey,Abhazya,Kabardey,Çeçen-İnguş, Osetya,Karaçay-Balkar ve Dağıstan’ı temsil ediyor. Ve bu devletin en uzun süre Başkanlığını yapan kişi de bir Adıge olan Pşimaho Kotse’dir.

Burada bazı arkadaşlarımızı rahatsız eden, onlara batan şeyin ne olduğunu anlamakta gerçekten zorlanıyorum.

Bağımsız Federal bir Çerkesya hayali olanlara mükemmel bir örnek teşkil eden 11 Mayıs deneyi olsa olsa Rusya’yı rahatsız eder..

Ha bir de Rusya’nın borazanı olanları.

Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.



469 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
BÜYÜKELÇİ ERKHOV'UN ÇERKES DÜNYASINA ETKİLERİ ÜZERİNE - 24/02/2020
Büyükelçi Erkhov küllenmeye yüz tutmuş közün üzerine benzin dökerek bir yangına sebebiyet vermiştir. Rusya’nın yalanlarına vicdan sahibi kamuoyu asla inanmıyordu.Ama Erkhov Rusya yancısı ve kafası karışık Çerkelerin işini biraz daha zorlaştırmıştır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi