• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam85
Toplam Ziyaret869375
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.781718.8569
Euro20.501920.5841
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
AYNI GÜN İKİ MANYAS’LI ÇERKES VEFAT ETTİ
22/11/2022

Aynı gün iki Manyas’lı Çerkes vefat etti. Birisi Türk Medya dünyasının ünlü ismi Hınçal Uluç, diğeri de Manyas Çerkes Kültür Derneği Başkanı Erdoğan Sonuk.

Bir Çerkes  olarak Hınçal Uluç’u uzaktan, Erdoğan Sonuk’u yakından tanımış biri olarak bu ölümlerin arkasından bir değerlendirme yapmak ihtiyacı hissediyorum.

***

Hınçal Uluç’un babası Fuat Uluç 1910 yılında Manyas’ta doğmuş bir Ubıx’dır. Subay olmuş ve çeşitli görevlerde bulunmuştur. 1960 darbesini gerçekleştiren ekibin içinde yer almış, daha sonra 14’ler ekibi içinde Hindistan’a sürülmüştür. Hindistan dönüşü Alparslan Türkeş’le birlikte Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne girmiş, Alparslan Türkeş parti başkanı olurken, Fuat Uluç da parti genel sekreteri olmuştur. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi daha sonra isim değiştirerek Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) olmuştur.

Yani, Hınçal Uluç’un ailesi Türk Milliyetçiliğinin ideolojik aparatı olan MHP’nin kuruluşunda yer almış Çerkesliğini inkar eden bir ailedir.

1939 yılında doğan Hınçal Uluç Türk Medya Dünyasında çok uzun yıllar ayakta kalmayı başarmış biridir. Yankı Dergisinde gazeteciliğe başlayan Hınçal Uluç, Gelişim spor, Sabah gazetesi ve televizyon yorumculuğu ile ömrünü noktalamıştır.

Ölünün arkasından iyi konuşmak gerekir derler ama Hınçal Uluç’un ölümünden sonra Defne Joy Foster ondan daha çok konuşulmuştur.

Bir de bir zamanlar Bağlarbaşı Derneği’ne ünlüleri getirme olayı yaşanmıştı 1990’lı yıllarda. Ediz Hun, Hasan Cemal, Mehmet Altan, Hınçal Uluç gibi isimler aralıklarla gelmişlerdi.

Hınçal Uluç o toplantılardan birinde “Babam Manyas’lı bir Çerkes, ben Kilis’te doğdum, hadi sorun bakalım ne sormak istiyorsunuz ?” demişti. Toplantıda bir sessizlik olmuş, topluluk ondan bir şeyler söylemesini beklerken o topluluktan bir şey bekliyordu, Çerkesliğe dair hiç bir şey bilmediği için. Neyse birisi bir Galatasaray sorusu sormayı akıl etti de, program kakara kikiri bir biçimde devam etti.

Hınçal Uluç biyografisinde Çerkesliğe dair, ahir ömründe bir defa Bağlarbaşı Derneğine gelmek ve babasının semaveri, av tüfeği yazıları dışında bir etkinliğini tespit edemedim.

***

Yine Manyas’lı bir Çerkes’in ölüm haberi daha sosyal medyaya düştü dün. O da Manyas Çerkes Kültür Derneği Başkanı Erdoğan Sonuk’tu.

Erdoğan Sonuk ağabeyimiz de Manyas’ta doğmuş, köklerine bağlı bir Çerkesti. Kapitalizmin getirdiği köylerin kentlere akması akımı gereği o da İstanbul’a gelmişti. İstanbul’un zorlu yaşam koşullarında mücadele ederken Çerkes toplumundan hiç kopmamıştı. En zor zamanlarda Gaziosmanpaşa Kafkas Kültür Derneği’nin Başkanlığını üstlenmiş ve mütevazi tavırlarıyla toplumda herkesin saygı duyduğu bir isim olmuştu.

Emekli olduktan sonra memleketine Manyas’ta dönmüştü. Manyas bir arada ve sık olarak en fazla Çerkes köyünün olduğu bölgedir. Ancak Gönen-Manyas sürgünü nedeni ile çok fazla hırpalanmış ve kimlik bilincini en fazla kaybetmiş bölgedir. Öylesine teşkilatlanmanın zor olduğu bir bölgede Manyas Çerkes Kültür Derneği‘ni kurmayı başarmıştı Erdoğan Sonuk ağabeyimiz.

Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü kitabını yazarken Manyas’ta bir hafta kadar kalmıştım. O zaman uzun konuşma imkanımız olmuştu.

Ondan da bilgi almıştım.

Gönen-Manyas Çerkes  Sürgünü kitabı yayınlandıktan sonra toplu olarak kitabı talep etmişti. Kitabı çok dikkatle okumuş ve ulaştığım bilgilerden dolayı beni hararetle tebrik etmişti.

Manyas Dümbe(Tepecik) köyünde bulunan Hacı Grandük Berzeg’in mezarının restorasyonu ile ilgili büyük çalışma yapmış ve geçen yıl büyük bir Hacı Grandük Berzeg anmasını mezarı başında gerçekleştirmişti.

“Kahramanlar ayakta ölür” sözünde olduğu gibi, görevinin başında bu dünyaya veda etti. İnşallah onun açtığı yoldan gidecek gençler bayrağı devralacaklardır.

Kendisine rahmet diliyorum.

***

Çerkes Halkı kendisine zerre kadar yararı olmamış Çerkes Ünlüler yerine, milletine hizmet etmiş gerçek emekçi kahramanlarıyla övünmeyi de bir gün öğrenecektir elbet.



667 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NUTUK ÜZERİNDEN TARİH OKUMASI, ETHEM VE NAZIM - 24/01/2023
Dünya’nın hiçbir ülkesinde bir askerin yazdığı savaş anıları, o ülke tarihinin temelini oluşturmaz. Neredeyse bütün tarihçiler Mustafa Kemal’in Nutuk’undan yola çıkarak Çerkes Ethem’i hain ilan etme yarışına girerler.
TÜRKİYE’NİN BİRİNCİ YÜZYILI SONA ERERKEN ÇERKESLER - 24/12/2022
Çerkeslerin savunması gereken çizginin, Demokrasi ve İnsan Hakları savunucuları ile bir arada hak mücadelesi vermeyi öğrenmek gerektiğine inanıyoruz.
DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR? - 07/05/2022
İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ - 22/04/2022
Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı, Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı, Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi